Aralık 27, 2016

tinder maceralarım vol.2: nasıl aşık oldum =P



bir almanla görüşüyorum. aklımın bir köşesinde hep. önceki post'ta da kısaca bahsetmiştim çünkü ağzımda bakla ıslanmaz kendimle ilgili konularda. baya ilgimi çekmiş durumda şu anda. o da -en azından tanıdığım, işittiğim kadarıyla- pek alman gibi değil, ilgili davranıyor. hatta bugün baya "yürüdü" ve tabii ben çok heyecanlandım, hoşuma gitti ve utandım aynı zamanda. akabinde tabii ki çok saçmalamış olabilirim. genelde saçmalarım çünkü öyle zamanlarda. -_-

e ne var bunda, tarihte ilk sana mı yüründü, diyebilirsiniz, eyvallah! lakin biz tinder'dan tanıştık ve henüz o yurtdışında olduğu için birbirimizi hiç görmedik ve ben şu anda olması gerekenden bi tık daha yoğunlaşmış olabilirim çocuğa. hiç benlik değil bu tutum çünkü hiç acımam başkası yapsa çok pis eleştiririm böyle şeyleri. "mal mısın lan hiç görmediğin herifin nesine tutuldun bu kadar" derim yekten. böyle gözlerimi devirip sonra da küçümseyici bir surat ifadesiyle bakarım uzun bir es verip. hiç daha nazikçe ifade etmenin yollarını aramam filan. kabalık konusunda çok straight forward'ımdır ama olumlu duygularımı ifade etmeye gelince -sanırım çok örselendikleri için- aşırı şekilde zorlanabilirim.

offf bilmiyorum. hayatımın en uzun 10 gününü geçirdim, bir an önce dönerse süper olucak. görmek ve daha yakından tanımak için sabırsızlanıyorum. ne niyetle girdim tinder'a ne buldum! valla kezbanın tekiyim ben de he, hiç goygoy yapmayayım bundan sonra. bu date, sevgili vs olaylarına uzun bir ara verdiğim için olsa gerek kendimi de tanıyamıyorum şu anda, olayım ne la benim?

sevgili okur, zaten 3-5 kişiyiz lütfen nazar değdirme üzme beni. crossfinger yapıp evrene benim için pozitif enerji gönderin bu postu okuduktan sonra olur mu?

seviyorum sizi..
jk

ps: tabii ki aşık değilim, başlık komikli olsun, diye öyle dedim. ama olabilmeyi de istemiyor değilim sevgili bilog. yalnız duvara çarpmaktan da ölümüne korkuyorum, şans dileyin.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder