Ekim 07, 2016

ilişki fobisi


geçenlerde eski sevgilimin -şu aksaray'ın ucuz tavernalarından çıkmayan ve beyaz türk olan- yılbaşı partisinde tanıştığım ve esasen onun yakın arkadaşı olan bir arkaşımla görüştüm. aslında toplasan 3-4 kez ancak görmüşüzdür birbirimizi. başka bir şehirde yaşayan bir akademisyen kendisi. zaten yılbaşı ertesi kahvaltıda da eski sevgilim yerine daha çok onunla sohbet etmiştim. arada yazışırız o istanbul'a geldikçe arar, buluşur bi kahve içeriz. tatlı bi insandır. orta direk, kentli bi arkadaş istanbul'da zor bulunan bir şey, sırf bu nedenle bile görüşmeye devam edebilirim.

şimdi alakasız görünen bir hikaye anlatıp bağlayacağım iki durumu.

iş arkadaşlarımdan ikisi hamile. sigara içmek ve hamilelik temalı bir konuşma yapıyorduk. ben de -huyum kurusun- heyecanlı heyecanlı bi şeyler anlattım, hamilelik tecrübesi olan insanlara konuşma fırsatı vermiyorum. gene çok bilmişliğim üstümde. bunu da fark edince bi durdum ve "bana da n'oluyosa zaten çocuk yapmayı da düşünmüyorum ki içeyim ben sigara" dedim.

sonra arkadaşım, canım arkadaşım ve yöneticim aynı zamanda ve biliyorum ki beni erkek kardeşine yapmaya çalışıyor, inceden öyle bir çaba içimde, dedi ki: "sus kız, öyle deme. hiç belli olmaz o işler."

bu tür tartışmalardan sağ çıkan görülmemiştir, insanlar öfkeleniyor, "çocuk istemeyen bir kadın" görmeye tahammülleri yok. ben de uzatmamak adına "hehe haklısın" filan diye geveledim. ama sonra gece kan ter içinde "hayır, aman tanrım benim çocuğum olamaz, istemiyorum ki, nasıl olur" filan diye uyandım. baya tişört değiştirmem gerekti o kadar terlemiş ve korkmuştum. üstünden hayli zaman geçti ama ilk değildi bu. daha önce de çocuk, evlilik filan gibi temaları olan rüyalar görüp korku ve ter içinde uyanmışlığım var.

ilk mevzuya dönüyorum. o arkadaşım ve ben, iki geveze ötesi insan, ay konuş konuş bitiremedik. iki mekan değiştirdik. gece saat 2 filan oldu. bu insanın o saatten sonra şehir dışına çıkması ve 3-4 saat araba kullanması gerekiyor. yapamadım. dedim ki "sen bu akşam bana gel işin yoksa yarın dönersin." o da kabul etti. ama şöyle de bi durum var, bizim aramızda da tuhaf bir gerilim var, arkadaş arkadaş değiliz, o lanet kuku-pipi gerilimi var. bi farklılık var yani.

neyse eve geldik. ben bu arkadaşıma oturma odasında yatacak bir yer hazırladım. kendim de gidip yattım. koridora kapatılan kediler her ne kadar huzur vermedilerse de ben de uyuyamadım. bölük pörçük, kısa kısa rüyalarımın teması onunla sevgili olmak istemediğim, şehirler arası gidilip gelinen bir ilişki istemediğim, sevgili istemediğim, ilişki istemediğim filan yönündeydi. ay felaket stresli bi gece geçirdim.

özetle. çocuk ve evlilik fobilerinden sonra sanırım ilişki fobisi de geliştirmişim. yalnızlığın o huzur dolu keyfine ve özgürlüğüne fena halde kaptırdım kendimi galiba. sanırım ben böyle çok iyiyim.

ps: bu arada 2 yıldır kimseyle yatmadığım ve aynı zamanda ilişki de istemediğim için ciddi ciddi fuckbuddy olayına filan mı girsem diye düşünmeye başladım. o.O

sevgiler
jk






16 yorum:

  1. çok cesursunuz yoksa açıklamalarınız bir istihza mı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. neyle! (klavyemi degistirdigim icin tr karakterlerim kayboldu, soru isaretini de bulamiyorum su anda. pardon.)

      Sil
    2. kuku-pipi gerilimini kabul etmeniz ve fuckbuddy düşünüdüğünüzü yazmanız ile...
      Yanlış mı düşünüyorum.

      Sil
    3. yoo hiç cesur filan değilim bence. sadece açıksözlüyüm. çok iyi biliyorum ki aile-mahalle baskısı altında yaşayan türk insanı bulduğu her fırsatta akla hayale gelmeyecek şeyler yapıyor ve umuma açık yerlerde de bulduğu her fırsatta herkesi ahlaksızlıkla suçluyor. ben eminim toplumun çooook büyük bi bölümüne göre çok daha korkağım. ama açıkfikirliyim ve ikiyüzlülükten hoşlanmıyorum. ikiyüzlü bir toplum anlayışında da bu durum cesaret gibi yorumlanabilir
      mi? sanırım evet.

      Sil
    4. kuku-pipi gerilimi de benim çokça başıma gelen bi şey değildir, çünkü ben herkesi arkadaş olarak görürüm. ama yine birbiriyle kadın-kadına ya da erkek-erkeğe bile doğru düzgün arkadaşlık etmeyi bilmeyen bir kültürde yetiştiğimiz için zaman zaman kadınlar eşlerini ya da sevgililerini sakınabiliyor ya da erkekler dostane tavırlarımı yanlış yorumlayabiliyor. dürüst olmak gerekirse bence ben normalim bozuk olan toplumun tamamına yakını, buna iyi eğitimliler de dahil.

      Sil
  2. Bence herkesi arkadaşın yerine kadınları kadın, erkekleri erkek görmen daha iyi olacaktır. Burada bunların sıfırlandığı üst bir nokta yok. Yani ilkel benliğimiz ile getirdiğimiz şeyleri sonrada öğrendiklerimiz ile ne kadar terbiye etsek de yıkamayız. Hata bir açıdan da sende. Bu yüzden arkadaşların (erkek-kadın) başka başka tutumlar alıyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. arkadaşlarımın aldığı başka başka tutumları zerre kadar umursarsam bi'gün mansplaining'ine tekrar göz atarım ;)

      Sil
    2. umursuyorsun ki yazıyorsun değil mi?

      27 Ekim 2016 22:53 tarihinde josephine k. yazdı:
      josephine k. , "ilişki fobisi" adlı kayıtla ilgili yeni bir yorum bıraktı:

      arkadaşlarımın aldığı başka başka tutumları zerre kadar umursarsam bi'gün mansplaining'ine tekrar göz atarım ;)


      Sil
    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    4. yoo. post (zoraki) arkadaşlarımla ilgili değildi ki. senin sorun üzerine konu buralara geldi. üstelik umursuyor olsam bile hayatımda ya da davranışlarımda değişikliğe gidecek kadar umursamadığım kesin. gayet kendini merkeze alan bi insanım, bazı insanların bu duruma gıcık olduklarını da yeni fark etmedim üstelik ama değiştirme gereği de duymadım :) yazma sebebim dışsal etkenler değil, tamamen içsel bir motivasyon. kendimi ifade etmeyi seviyorum. sesli düşünen insanlardanım yazı da buna aracılık ediyor. (önceki yorum bunun aynıydı küçük bir düzeltme yapmak istemiştim sadece ama beceremedim.)

      Sil
    5. kırılmamış egolar kırar mı diyelim?

      Sil
  3. Bir nevi çocuk egosu... Hep arkadaşları ile Zaman geçirip Mutlu olmak istiyorsunuz. Ama feleğin çemberinden geçen arkadaşlarınız, sizi, muhtemel sevgili/koca ayartıcı görüyor. Ya da değerli zamanlarını işgal eden birisi... Siz de ise kırılmamış bir ego var ve bunu kabul etmiyorsunuz. Belki cinsellik ve arkadaşlık iki ayrı kutu sizin için ama onlar için böyle değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevgili karan çelebi.. sence arkadaşlarımı ben analiz edememiş ve senin şu son yorumunla aydınlanmış olma ihtimalim nedir? zoraki arkadaşlarım beni muhtemel sevgili/koca ayartıcı olarak görüyorsa bu onların sorunu, benim değil. onların yaklaşımı arızalı, diyorum ben de. egomun kırılmışlığı ya da kırılmamışlığı beni ilgilendiriyor, onu olduğu gibi muhafaza etmek istemem de. Ayrıca ben etrafımda feleğin çemberinden geçmiş kimse görmüyorum, bilakis feleğin çemberinden geçmiş biri -konu bi şekilde kadınlara döndüğü için bu örneği veriyorum- ondan başka kimsenin bakma ihtimali olmayan kocasının isterse onu zaten ayakta uyutarak aldatabileceğini bilir. insanların bi şeyler yapmasını dışardan müdahale edilerek engellenemeyeceğini de bilir. daha uzun tartışmalara girmek istemiyorum. sadece neden yaptığın yorumlarda kendi bilmiş bilmiş hariçten gazel okuyan üslubun sana "kırılmamış bir egon" olduğunu düşündürmüyor, bence bunun üzerine bir düşün. kırılmamış egolar erkeklerin tekelinde değil! sevgiler

      Sil
    2. hatta şu postun altında yaptığın ilk yorumdan itibaren yazışmalarımızı bir daha oku. ne umdun, ne buldun di mi!

      Sil
  4. Josep açık açık yazmış. Gizlediği bir şey yok. Yapılan yorum daha çok " fuck" kismina takılmış. Josep de sana kalmıştı ..peh.. bir Türk ile ilişki isteseydi ben 2 yıldır uğraşıyorum ki cok severim kendisini...o bilir beni...

    YanıtlaSil