Ağustos 09, 2016

nesli tükenmeye mahkum biraz gelişmiş primatın hikayesi

mesela biz de böyle uncomplicated olsak, hayat bayram olsa! 

son bi şans (tabii ki kendime)..

bi mesaj gönderdim bugün ona. "biz projeden çekildik, bilmeni isterim. seni tanıdığıma gerçekten memnun oldum. sonrası için bol şans. sevgiler jk" diyerekten. tabii göndermeden önce o kadar düşündüm ve kararsızlıklar yaşadım ki "canını alıcaz ve bu konu sonsuza dek kapanacak" deseler daha kolay karar verirdim eminim. hemen akabinde bir yanıt aldım, "hi. nice to hear from you" diye. sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. anlam da veremedim. madem nice to hear from me, e bi nasılsın, her şey yolunda mı, filan de bari daha fazlasını duymak için, diye düşünüp hiçbir şey yazmamaya karar verdim. ama kızların ısrarına dayanamayarak bi tane gülücük gönderdim sonra. hâlâ çok anlamsız buluyorum ama anlattığım iki kişi de "e bi gülücük gönder bari" deyince mecbur gönderdim. anladığım kadarıyla gelişmiş primatlar çiftleşme öncesi böyle kur yapıyor birbirine.

neyse dağıtmayayım. o da bana whatsapp'ın kendi smiley'lerinden değil de handmade ve burnu olan old fashion bi gülücük gönderdi. sözün bittiği yerdeyim!

hayır "bütün bu çabam"a rağmen, kızlar gene beni duygusuz, soğuk, odun ilan etti. "içinde fırtınalar kopuyor ama adama best yaz, yallah", "burnun yere düşse almıyosun, istiyorsan biraz da çabalıcan", "madem proje bitti, neden bu resmiyet" diye azarlandım üstelik.

yok, "indir o kuyruğunu biraz"lar mı duymadım, "sen de hemen atara atar, gidere gider azıcık yumuşak başlı ol"lar mı! (bu context'te bunu zaten neden duydum cidden bilmiyorum.) "senin bu yolun anca yalnızlığa gider"ler mi!

ne diyeyim şimdi ben elin evli olup olmadığını bile bilmediğim adamına? saçma sapan bi memlekette yaşamasak ben bu adam evli mi değil mi, benimle gerçekten ilgileniyor mu vs gibi bir enformasyona süreç içinde zaten kendiliğinden ulaşırdım. birkaç kez daha görürdüm. belki o heyecan dolu gerginlik azalırdı süreç içinde birlikte çalıştıkça ve sonunda eğer medeni hali uygunsa ve benimle gerçekten ilgileniyorsa aramızda en azından bi yakınlaşma olurdu.

gerçekten bu kadar kalbimi çarptıran biri en son lise aşkım hasan'dı. ondan sonra da tamam sevdim, aşık oldum falan ama ilk görüşte bu kadar tutulup görünce panik olduğum biri hiç olmamıştı. normalde çok cool ve rahatımdır, tamam ilk adım yüzde 90 benden gelmez ama karşımdaki aptal değilse yürüyebileceğini yürümesi için uygun zamanın geldiğini anlar yani.

oysa şimdi böyle kaldım göt gibi. hem tek atımlık barutum da boşa gitti, bütün azarları da ben işittim.

oh herkes bana vursun.
gel gel sen de vur.
jk


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder