Eylül 03, 2014

c'mon maaaaaaaaan! (I)

şu koala ruh eşim olabilir!

onca işimin arasında bir de saçma sapan takıntılı ve kendini pek akıllı sanan erkek profilleriyle uğraşıyorum.

örnekse biri bu: geçtiğimiz günlerde bir sahaf arkadaşımın doğum günü vardı. facebook davetinin haricinde partiden bir-iki gün evvel özel olarak davetini yineledi. ben de uğrayacağıma dair söz verdim. nitekim yakın bir kadın arkadaşım -ablam, demeliyim belki- boşanıyor, eşyalarını paketlemeye yardıma gidecektim aynı gün. ve ben kıçımı kaldırıp ona gidene kadar o beni aradı, "bitirdim, bira içmeye gel yalnız olmak istemiyorum evde" diye. ben de bir kot, bir tişört tabii meteorolojinin istanbul'da fırtına uyarısı nedeniyle sonbahar için en uygun ayakkabılarım ve trençkotumla çıktım evden. tam metrodan indim, merdivenlerden çıkıyorum bir mesaj geldi ablamdan ex kocası konuşmak üzere eve geliyormuş. neyse o gelene kadar biz çay içip dedikodu yapıp atıştırdık ve ben de taksim'e doğumgünü partisine geçtim.

birkaç saat oturdum orada. gerçekten hepsi birbirinden enteresan çok farklı alanlarda çalışan, çok farklı sanat dallarıyla uğraşan insanlar tanıdım. hatta genç bir kadınla tanıştım ki nathaniel'la aynı dizide çalışmışlar ama tabii hiçbir şekilde nathaniel'ın adını dahi ağzıma almadım.

velhasıl orada ben minik bir taburenin tepesinde tünerken hemen yanımdaki dergi yığınının tepesinde oturan bir adam vardı, sanırım doğumgününe gittiğim arkadaşımın kuzeni filan. onunla aynı küllüğü ve aynı çakmağı kullanmamız dışında hiçbir diyalogumuz olmadı. sadece bir ara neden hatırlamıyorum ama muhtemelen adamın jöle kıvamına gelmiş olması bana belimin açık olup olmadığını düşündürdü ve kontrol ettiğimde pembe penye çamaşırımın ulu orta açıkta olduğunu fark ettim. bluz yeterince uzundu, pantolon kesinlikle düşük belli filan değildi ama yine de o haldeydim. usulca kapattım belimi ve adamın da en az çamaşırım kadar pembe suratını görmezden gelerek takılmaya devam ettim. her neyse...

ayrılırken bende birkaç tane daha çakmak olduğunu söyleyerek çakmağımı bırakıp çıktım.

olayın üstünden 4-5 gün filan geçti. bu sabah bir facebook mesajıyla uyandım. "sonunda sizi buldum. çakmağınız hâlâ bende" yeay!

kısa süreli bir sinir harbinin ardından onu yok saymaya karar verdim ve hayatıma kaldığım yerden devam ettim. taa ki öğleden sonra tekrar bir mesaj alana dek. özetle attığı mesajın yanlış olduğuna karar vermiş özür diliyor. hayatında hiç çakmak taşımamış-mış kendini doğru ifade edememiş-miş falan filan. pfffffffffffff! bana ne! cidden?! ba-na neee!!!

ya hakkaten cesaret hapı filan mı alıyor bu insanlar, aklım almıyor. bu neyin özgüveni hocam? neyin kafası ya? ve gerçekten aynaya baktığında ne görüyorsun orada? johnny depp, brad pitt, daniel day lewis, mark ruffalo, george blagden... hak'katen... yapmayın ya.

ps: ben j. white'tan (norveçlinin adı bu olsun, belli ki onu bir süre daha anlatmalara doyamayacağım) bir mail almak umuduyla her yeni güne uyanırken adam beni ekstra sinir etti. zaten mail kutusu her yandığında acaba j. white mı diye kalbim kıpır kıpır oluyor ve çok ender hayal kırıklığına uğramıyorum.

ps II: bu arada cidden yeryüzünde ingilizler kadar güzel aşık olabilen başka bir tür var mı? bence yok!


6 yorum:

  1. ya hassiktir git yaa... pembe penye iç çamaşırıymışmış... kezban seni...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güldürdün beni. umarım her zaman insanları kendine güldürmeyi şiar edinmedin.

      Sil
  2. Maşalaah sen baya hızlandın yazma konusunda. Bu gidişle roman da yazacaksın belli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) umarım belki bi gün. keşke hız yetiyor olsaydı roman yazmaya.

      Sil
  3. Adamın da dediği gibi yanlış anlamış seni :D gelip blogunu okusaydı belki çakmağını bırakmanın hiç bir bok ifade etmediğini bilirdi. Ama ne bilsin garibim. Karşısında aşk ve ilişki uzmanı var ne de olsa değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çakmak bırakmanın dünyanın hiçbir yerinde çakmak bırakmak dışında bi anlamı olduğunu sanmıyorum ya. üzgünüm hayal kırıklığına uğrattığım için. bunu bilmek için aşk ilişki uzmanı filan olmaya gerek yok.

      Sil