Ağustos 23, 2012

üzücü ama hâlâ üzgünüm!

evet! hâlâ üzgünüm. ve hâlâ kalbim kırık... son bir haftadır geçtiğinden ne kadar emindim oysa. nedense diğer hiçbirinde yaşamadığım bir üzüntü bu... ya da hayal kırıklığı...

hâlâ kötü biri olmadığını düşünüyorum. bilakis kızabilsem, kötü biri ya da art niyetli bir zampara olduğuna ikna olabilsem -o yolda ama daha zamanı var belli ki- belki şu anda üzüldüğümün ayrımına varmam gecenin saat
2'sinde. ya da dosdoğru üzülmem! umrumda olmaz. ben aslında kendime kızgınım bu defa. bunu yapmamalıyım biliyorum ama sezgilerimi kendime kılavuz edinmediğim için ne yazık ki, kendime kızmaktan geri duramıyorum. çünkü içimden bir ses "wasting your time" diye çığlıklar atıyordu ama o sesi bastırmayı, duymazdan gelmeyi tercih ettim.

kabul etmem gerekir ki hâlâ kendi içimde yüzleşmem gereken bazı gerçekler var. aslında sanırım üzüntümün kaynağı da kişilerden ya da mekanlardan yahut anılardan bağımsız... ben akılsızlığıma üzülüyorum. bu defa akıllandığıma dair, aynı hatayı 2. kez tekrarlamayacağıma dair güçlü bir inancım var. umarım akıllanmışımdır, umarım! içimde bir şeyler -bilmem kaçıncı kez- kopup gitti ama hâlâ akıllanıp akıllanmadığımdan emin değilim. en kötüsü de bunun farkında olmak... ben de kendimi kandırabilmeyi isterdim ama ne yazık ki şu hayatta hiçkimseye olmadığım kadar kendime karşı acımasızım.

işte o "innocent age" denen hadiseyi geride bırakmamış olmayı şu anda o kadar yürekten dilerdim ki! o elmayı yememeyi... yemeden önce düşündüğüm ne varsa hepsinde yanıldım. başta da yedikten sonra her şeyin daha berrak olacağı hususunda... yedim ve bilakis her şey daha bir karmaşıklaştı.

uzatmalı ex sevgilim (u) ve ben,
keşke kovulmasaydık cennetten!

sevgiler
jk

ps: little cat b'yi çok merak ediyorum. umarım havasızlıktan başına bir şey gelmezz yavrumun!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder