Ağustos 27, 2011

Online alışverişe karşı mücadele

Bilet alma işini son ana kadar erteledim her zamanki gibi. Gitme vakti gelip çatınca da oturup müdavimi olduğum otobüs firmasının web sitesinden otobüs seferlerine bakmaya başladım. Tam umutsuzluğa düşmüş ve kendi firmamda bilet bulamayacağımı düşünmeye başlamışken şahane bir koltukta şahane bir saatte bilet buldum. Tek bir boş yer... Tabii hemen heyecanla bileti almak istedim ancak ve lakin online alışverişlere karşı güvensizdim. Ve fakat evden çıkıp firmanın yazıhanesine gidene kadar o biricik boş koltuk online
alışverişlerden korkmayan biri tarafından doldurulabilirdi. O halde bana tek bir yol kalıyordu, mücadele etmek ve o koltuğu klavyemin hakkıyla kazanmak!

Bileti almak için yaptığım ilk hamle sonrasında sayfa uçuverdi, ne bilet görünüyor ekranda ne sayfa uçmadan evvel sözü edilen uyarılar... "Ah," dedim "gitti paracıklar!" İçim burkulmaya başladı tabii. Hızla giyinip hızla otobüs yazıhanesine doğru koşmak istedim. Amma ve lakin bu imkansızdı, zira hâlâ sevgilimin evinde olduğum için ve Anadolu yakasını yeterince bilmediğim için hepsinden önemlisi günlerdir sistemdeki arıza yüzünden bir türlü telefon faturamı ödeyemediğim için ellerim böğrümde kalakaldım.

Anlık bir panikle bana Allah tarafından bir güç geldi, ben eski sevgilime ya da yenisine telepati yoluyla ulaşabileceğime bir an, tek bir an bile olsa iyiden iyiye inandım. Hey Allah'ım nelere kadirsin! Telepati kuracağım derken kalakaldığım o birkaç saniyenin akabinde aklıma sayfayı yenileyip seçtiğim sefere tekrar bakıp o koltuğun satılıp satılmadığını görmek ve ona göre karar vermek geldi. Bir taraftan da küfrediyorum "Kesin moronun biri tam ben bileti almaya çalışırken alıverdi, bak gördün mü, tüü orospu," filan diye. Zihnim çılgınca senaryolar üretirken mantıklı çalışmaya yer kalmadığı için oluyor tabii tüm bunlar. Neyse efen'im...

Sayfayı açtım baktım benim koltuk hâlâ boş... Bir "oh" çekip rahatladım önce sonra ışık hızıyla zihnimde yeni senaryolar üretmeye başladım. İşte esasında sistemde sorun çıkmış da aynı koltuğu o sırada iki kişiye satmışlar, yok efendim aslında kredi kartından ödemeyi almış da koltuğu satmamış, falan filan... Neyse bunları da geçtim. Güç bela işlemlerimi tamamlayıp kalbim küt küt ataraktan bileti aldım. Ama dedim ya o kadar güvensizim ki online alışveriş işine... Mesela kapıya post makinesiyle gelsinler canımı yesinler ama benden ödemeyi online yapmamı istemesinler, o derece.

Velhasıl bileti aldım ve kendimi zorlu bir mücadeleden galip çıkmış gibi hissettim. Paniğim bileti alınca geçmedi tabii hemen biletimi gösteren sayfanın screen shot'ını almak istedim, kısa yolunu hatırlamayınca, copy paste yapmak istedim. O da word'e yapıştırınca kargacık burgacık olur diye ondan da vazgeçtim. Nitekim hâlâ içimden o koltukla ilgili bir problem çıkacak diye endişelenip duruyorum belli ki, sekmeyi hiç kapatmamayı bile düşündüm. Ne yapacaksam? "A hayır, o koltuk benim," diyene netbook'u açıp "Hayır aslında siz yanılıyorsunuz, işte benim, bu da kanıtı," mı diyeceğim sanki?!

Nitekim sonunda buldum ve sayfayı bilgisayara "farklı kaydet"tim. Hazırım yani, yamuk yapanın burnuna dayarım bilgisayarı, ona göre!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder