Aralık 10, 2010

...

Kıskanç tospaanın tekiyim, daha önce ex bir arkadaşımı inceden kıskanıyordum ve ona haddini bildirdim. Şu Blake Lively denen sürtüğü de kıskanıyorum. İdeallerimin peşinde koşuyor, fiziksel özelliklerimi önemsemiyor, kendim de esmer olduğum için esmer kadınları daha çok beğeniyor gibi yapsam da şimdi şimdi fark ediyorum ki aslında hep "hoş ve boş" yaşamlara imrenerek bakmışım ve ben göründüğümden farklı biriyim. Göründüğümden farklı demişken; Doğan Cüceloğlu'nun "mış gibi yaşamlar" kitabı geldi aklıma, beni  bu hale getiren biraz da bu kişisel gelişim zırvaları galiba... O kitap da ilk 50 sayfadan sonra bir fasit çember halini alıyordu. Ne dram...


Bu arada gerçek bir kuduruğum. Dayanamadım, yine yazmaya başladım. Allahım ne kadar maymun iştahlıyım. Şimdi kafamda sürekli buraya yazacağım anekdotlar uçuşup duruyor ama tez elden iştahım kaçacağı için tıpkı çocukken "Susam Sokağı"nı izlerken büründüğüm ruh halindeyim. "Ha bitti, ha bitecek" telaşıyla izlemekten aklımda hiçbir şey kalmamış. Ne susamlara ne sokağa dair...

Dipnot: Bu yazı bu akşamlık gerçekten son... Ama bir itiraf daha patlatmadan yapamayacağım. Uzatmalı sevgilimin kız kardeşine duyduğu hayranlık içimi bayıyor, kız kardeşi de.

Josephine K.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder